11 Kasım 2009 Çarşamba

yanlış at


sanırım hiç tuturamayacağım 6 lıyı,
sürekli yanlış ata oynuyoruz,
bari ilk ayakta yatmaz insan ;
ama ne yaparsın 2.koşu başlamıştır,
ama senin için hiç bi şey ifade etmez;
yine olmadı ...yine olmadı...
olmasınıda beklemiyorum zaten...

4 Kasım 2009 Çarşamba

başkan olsana başkan olsana

gaziantepe başkan olsana...

ÇARŞI

marjinal fayda

1 menü alana diğer menü bedava kampanyalarını takip etmek,
1sinema bileti alana diğer biletinin bedava olması,
belli bi miktar alışverişe kadar nakliye üçretinin ödenmemesi,
sepetten film arşivi oluştrulması,
az çorbayla 1 ekmeğin yenilmesi,
damla pub a yürüyerek gidilmesi
1 otobüs bileti ve maç biletinin olması geri dönüşün düşünülmemesi

30 Ekim 2009 Cuma

Bir tek sen değil herkes hasta yavrum

Daha önce de anlattığım gibi , zamanın geçip geçmediğine bazen emin olamıyorum. Telefonum çalıp niye yazmıyorsun ile başlayan cümleler duyuyorum. Oysaki yazıyorum. Dağa taşa yazıyorum. Uçan kuşa yazıyorum. Genç ve güzel kızlara yazıyorum. Yazmak yaşamaktır dostlar. Yaşıyorum.

Ufak bir hatıramı paylaşmak istiyorum müsadenizle...

Semtin amatör takımında futbol oynadığım yıllar. Gerçi antreman topçusuyum. Maçlarda oynatmıyor teknik adam beni. Yedek kaleciyim. Geceleri rüyalarıma giriyor. Gencim ulan heyecanlıyım işte. Uçuyorum kurtarıyorum. Kahraman oluyorum rüyalarımdaki maçlarda. Ama gel gelelim 80 dakika , 14-16 yaş grubundaki maçlar 80 dakika oynanıyordu, yedek kulübesinde oturup heyecanla ismi Can olan kalecimizin sakatlanmasını, maç esnasında annesinin ölüm haberininin gelmesini veya başına yıldırım düşmesini bekliyorum, bekliyorum ki oyuna girebileyim. Fakat olmuyor işte. Adam zaten iyi kaleci onu kesmem imkan dahilinde değil. Anası turp gibi kamyon ezse bir haftaya ayağa kalkar, mevsim yaz yağmur bile yok yıldırımı kim kaybetmiş. Gençlik hayallerim ulan... Kız arkadaşım yok. Niye çıksınlar abi Can varken yedek kaleciyle. Eldivenlerimle yatıyorum. Okula giderken çantama koyuyorum daha top değmemiş kaleci eldivenlerimi. Antremanlarda kıyıp elime geçiremiyorum.

Sessiz bir pazar sabahı bilenler için söylüyorum Merter sahasında maçımız var. Erkenden kalkıyorum. Yüzümü yıkarken aynaya bakıyorum. Kulübe ilk ben geliyorum. Soyunma odaları bile kapalı. Tesiste kalan adam uyanmamış daha. Spor çantamın üzerine oturuyorum. Sonra eldivenlerimin deforme olacağından korkup kalkıyorum. Ayakta bekliyorum. Bugün ne yapıp ne edip oynayacağım. İnanıyorum. Bugün benim günüm.

Çocuklar toplanıyor. Hoca geliyor. Sahaya yürüyerek gidiyoruz. Hiç konuşmuyorum, maça konsantreyim, benim günüm olacak. Soyunma odasında kara ve rutubetli tahtaya ilk onbir yazılıyor. Yedeğim ama oynayacağım. Hocaya yaklaşıp bugün ben oynayayım diyorum sessizce. Bakarız diyor. Ben yedek kulübesine oturuyorum takım sahaya çıkıyor.

İlk yarıda 1 , ikinci yarıda 2 gol atıyoruz. İbne Can'a top gelmiyor koca maç. Ben oynasam ne fark ederdi diye düşünüyorum. Benim için çok şey değişirdi tabi. Pazartesi okula haftasonu çok iyi bir maç çıkarmış ve gol yememiş olarak gidecek, arka sıradaki oturan Hayat'a ufak bir tebesüm atacak, çocukları etrafıma toplayıp maçı anlatacaktım. Son on dakikaya girilmişti artık. Ne boktan bir hayatım vardı. Daha bıyıklarım çıkmamıştı ama herşeyden bıkmıştım. Hoca bana dönüp soyun sen giriyorsun dedi. Midemden bir ateş çıkıp alnıma yapıştı. Elim ayağım titredi. İşte bu on dakikada hayatım değişebilirdi. Harika bir on dakika çıkarırdım, hocam beni eski arkadaşı olan fenerin alt yapısındaki Metin hocaya götürür ve profesyonel futbol yaşantım başlardı. Mızrak gibi fırlayıp kaledeki yerimi aldım. Altıpasın ortasına kramponumla kaleye dik bir çizgi çektim. Sağıma soluma bakıp kaleyi ortaladım ve yakınlardan bir gooool sesi geldi. Kafamı kaldırdım. Karşı takımdaki piçler seviniyordu. Arkamı dönüp ağlardan topu çıkardım.

Piçlerin golle iştahı kabardı, deli gibi saldırmaya başladılar. Bizimkiler topu görmeyip içeri aldığım için yanıma geldikçe küfür ediyorlardı. Kenarda Can ibnesi çıldırmıştı. Kornerden kavisli bir top geldi. Boşa çıktım...

Maç bitsin diye yalvarmaya başladım. Orospu çocuğu hakem bitirmiyordu hala. Maç 5 dakikada 3-2 olmuştu. Ağlamaya başladım. Yandan oyuncu değişikliği tabelası kalktı. Bizim yedek sol bek yerime kaleye geçti ve maç bitti. Kazandık...

İşte böyle.

13 Eylül 2009 Pazar

taçsız kral...

ölümünün 18.yılında saygı ile anıyoruz,

9 Eylül 2009 Çarşamba

istanbul istanbul olalı...

Dün ki sel felaketine inat,sabah erkenden yola çıktım ,adeta bardaktan boşanırcasına yağan yağmura altırmadan düştüm yola,güzergah boyunca hiç bi toplu ulaşım aracına rastlamadan devam etmekteyim (iyi ki arabayı almışım yoksa nasıl gidebilirdim işe) halbu ki yolun %75 ni almıştım taaki trafik polisi yolun geri kalan kısmının kapalı olduğu ,bundan sonra devam edemeyeceğimi söyleyene dek.Ve geriye dönmek zorunda kaldım,yağmur tüm şiddetiyle devam etmekteydi,kararlıyım işe gitmeliyim fakat TEM bağlantı yolu da kapalıydı maalesef yola giriş sağlanamıyordu.Ben de tur mücadelesini kaybeden futbol takımları gibi evime dönmek zorunda kaldım.Aldım kumandayı elime İstanbul'un halini izliyorum.

27 Ağustos 2009 Perşembe

damacana

Böyle sapıklık görülmedi
Asansörde boş damacanayla mastürbasyon yaparken yakalandı!

22.07.2009 10:34
Bursa’da, bir siteye su götüren 27 yaşındaki su dağıtıcısı Naci K.’nin asansörde boş damacanayla mastürbasyon yaptığı tespit edildi.

Bülent CİVANOĞLU / AHT

BURSA’nın Nilüfer İlçesi’nde “Bu kadarına da pes artık” dedirten bir olay yaşandı. İlçedeki bir sitenin yönetimi, sitenin güvenlik kameralarında ve bilgisayar sisteminde arıza olunca durumu sistemi kuran firmaya bildirdi. Firma yöneticileri, arızayı gidermek için bilgisayarlı sistemi ve güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Arızayı belirlemeye çalışan firma, kısa süren çalışma sonunda duyanları şaşkına çeviren bambaşka bir olayı gün yüzüne çıkardı. Bilgisayar firması yetkilileri, sitenin 10’ar katlı bloklarından birinin asansöründe, binaya su
getiren firmada çalışan 27 yaşındaki su dağıtıcısı Naci K.’nin yaklaşık 1 dakika boyunca boş damacanayla mastürbasyon yaptığını gördü. Bilgisayar teknikerleri, kayıtları daha da dikkatle incelediklerinde aynı kişinin aynı gün içinde iki kez su getirdiğini; boş damacanayla mastürbasyon yaptığını tespit etti. Firma yetkilileri, durumu hemen site yönetimine bildirdi.

‘ÇEŞMEDEN İÇİYORUM’


Site yönetimi durumu örtbas etmeye çalışsa da site sakinlerinden inşaat teknikeri
T.K. güvenlik kamerası görüntüleriyle karakola başvurdu. Yaşanan olayı seyrettiğinden beri şehir şebekesinden su içtiğini söyleyen T.K. Naci K.’den
şikâyetçi oldu. İşten çıkarılan Naci K., çıkarıldığı savcılıktan tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Olayın ardından sitenin içindeki duvarlara ise, su dağıtıcısının çalıştığı firmadan “Bazı nedenlerle” su alınmaması gerektiği yönünde uyarı yazıları asıldı.